Kütüphane ve Ortak Çalışma Alanlarını Verimli Kullanmak
Paylaşılan çalışma alanları dikkati neden destekler, masa ve saat seçimi nasıl yapılır, sessizlik ve sıra düzeni nasıl korunur?
Mert Yalçın 4 dk okuma
Kütüphaneler, çalışma salonları ve okulların ortak etüt alanları yıllardır aynı işlevi görüyor: sessizliği tek başına kurmakta zorlanan öğrenciye hazır bir çalışma ortamı sunmak. Bu alanların verimli olmasının nedeni yalnızca sessizlik değil. Aynı amaçla oturan insanların bir arada bulunması, kişinin masadan kalkma isteğini azaltır. Ancak paylaşılan bir mekânda çalışmanın da kendine özgü kuralları ve tuzakları vardır; bunları bilmeden gidenler çoğu zaman evde olduğundan daha az iş çıkarır.
Ortak alanın asıl faydası
Ortak çalışma alanının en büyük katkısı, dikkati dışarıdan desteklemesidir. Evde masadan kalkıp buzdolabına gitmek bir saniyelik karardır; kütüphanede aynı karar eşya toplamayı, sıra kaybetmeyi ve dışarı çıkmayı gerektirir. Bu ek maliyet, kısa kaçışları azaltır. Ayrıca çevredeki herkesin çalışıyor olması, kişinin kendi temposunu farkında olmadan onlara yaklaştırmasına yol açar. Ortam, iradenin tek başına taşımak zorunda kalacağı yükün bir kısmını üstlenir.
Doğru saati ve doğru masayı seçmek
Her ortak alan gün boyunca aynı yoğunlukta değildir. Sabahın erken saatleri ve öğle arasının hemen sonrası genellikle en sakin dilimlerdir. Yer seçimi de sonucu etkiler: giriş kapısına, fotokopi makinesine ve konuşmaya izin verilen bölümlere yakın masalar sürekli hareket görür. Pencere kenarı doğal ışık açısından iyidir ama dışarısı kalabalıksa dikkat dağıtır. Birkaç kez farklı yerlerde oturup hangi masanın kendinize uyduğunu görmek, kalıcı bir kazanç sağlar.
Malzemeyi baştan hazırlamak
Paylaşılan bir mekânda en çok zaman kaybettiren şey, eksik malzeme yüzünden yerinden kalkmaktır. Çalışmaya oturmadan önce o oturumda ihtiyaç duyulacak kitap, defter, kalem ve su masada olmalıdır. Priz gerektiren cihazlar için önceden dolu bir batarya ya da uzatma kablosu düşünmek gerekir. Gereksiz malzemeyi masaya yaymamak da önemlidir; hem kendi görüş alanınız daralmaz hem de yanınızdaki kişinin alanına taşmazsınız.
Sessizliğin ortak sorumluluğu
Ortak alanda sessizlik, tek bir kişinin değil herkesin ürettiği bir şeydir. Kulaklıktan sızan ses, sürekli açılıp kapanan fermuar, masaya vurulan kalem ve telefon titreşimi tek başına küçüktür ama on kişide toplandığında salonun havasını değiştirir. Telefonu tamamen sessize almak, kulaklık sesini kendi duyacağınız düzeye çekmek ve konuşma gerektiren işleri koridora taşımak, kimsenin uyarmasına gerek bırakmayan temel nezaket kurallarıdır.
Sıra ve masa işgali meselesi
Yoğun dönemlerde masa bulmak zorlaşır ve burada en çok tartışılan konu, uzun süre boş bırakılan yerlerdir. Bir kitap koyup saatlerce ortadan kaybolmak, o masayı kullanabilecek başka birinin hakkını alır. Makul olan, kısa molalarda eşyayı bırakmak ama uzun aralarda yeri boşaltmaktır. Aynı şekilde grup halinde gelip kullanılmayacak masaları tutmak da ortak alanın mantığına aykırıdır. Bu kuralların çoğu yazılı değildir; işleyişi sürdüren şey karşılıklı gözetmedir.
Birlikte çalışmak ile birlikte oturmak
Arkadaşlarla aynı masada çalışmak bazen destekleyici, bazen tamamen verimsiz olur. Belirleyici olan, oturmadan önce ne yapılacağının konuşulmasıdır. Herkesin kendi konusunda sessizce çalıştığı, yalnızca belirlenen aralarda konuşulan bir düzen işe yarar. Buna karşılık konuşarak ilerlemek gerekiyorsa, sessiz salon yerine buna izin verilen grup çalışma odaları tercih edilmelidir. Yanlış alanda yapılan doğru çalışma, hem size hem çevredekilere zarar verir.
Mola düzenini kurmak
Uzun oturumlar kesintisiz sürdürülemez. Belirli aralıklarla kalkıp birkaç dakika yürümek, gözü uzağa odaklamak ve su içmek dikkati toparlar. Ortak alanlarda molayı dışarıda geçirmek, hem kendi zihninizi hem de salonun sessizliğini korur. Molanın süresini önceden belirlemek de önemlidir; sınırı olmayan aralar kolayca uzar ve oturumun ritmini bozar.
Ortak kaynakları kullanmak
Kütüphanelerin sunduğu imkânlar masayla sınırlı değildir. Referans bölümleri, süreli yayınlar, dijital katalog erişimi ve görevlilerden alınacak yönlendirme çoğu öğrenci tarafından yeterince kullanılmaz. Aradığınız bir kaynağı bulmakta zorlandığınızda görevliye sormak, saatlerce tarama yapmaktan hızlıdır. Ortak alanların kütüphaneci desteği de tıpkı masalar gibi paylaşılan bir kaynaktır ve talep edilmediğinde boşa gider.
Eve dönüşte devam edebilmek
Ortak alanda geçirilen zamanın kalıcı olması, o oturumun nerede bittiğinin not edilmesine bağlıdır. Salondan çıkmadan önce hangi konunun tamamlandığını ve bir sonraki oturumun nereden başlayacağını iki satırla yazmak, ertesi gün masaya oturur oturmaz kaybedilen o ilk yarım saati ortadan kaldırır. Aynı not, evde çalışmaya devam etmek gerektiğinde de yol gösterir ve iki ortam arasındaki kopukluğu azaltır.
Ortak çalışma alanları, tek başına kurulması zor olan bir düzeni hazır sunar. Bunun karşılığında kullanıcıdan beklenen tek şey, aynı düzeni bozmamaktır. Kendi malzemesini hazırlayan, sesini kısan, masasını gereksiz yere tutmayan ve molasını dışarıda geçiren bir kişi hem kendi verimini artırır hem de salonu herkes için kullanılabilir tutar.