Rüzgârlı ve Soğuk Havada Dışarıda Olmak
Rüzgâr, aynı sıcaklıktaki bir günü çok daha soğuk hissettirir. Katmanlı giyinmek ve rotayı doğru kurmak dışarıyı keyifli kılar.
Mert Yalçın 3 dk okuma
Soğuk ve rüzgârlı bir gün, çoğu insan için dışarı çıkmamak adına yeterli bir gerekçedir. Oysa bu havalar yılın önemli bir bölümünü kaplar ve her seferinde içeri kapanmak, gündelik hayatın kalitesini düşürür. Doğru hazırlanıldığında rüzgârlı soğuk bir günde dışarıda olmak yalnızca mümkün değil, çoğu zaman beklenenden keyiflidir. Mesele havayı yenmek değil, ona göre giyinmek ve süreyi doğru ayarlamaktır.
Rüzgâr neden soğuktan daha zorlayıcı
Aynı sıcaklıkta, rüzgârlı bir gün rüzgârsız bir günden çok daha soğuk hissettirir. Bunun nedeni, hareket eden havanın cildin çevresinde oluşan ince ısı tabakasını sürekli süpürmesidir. Beden ısıtmayı bitiremeden ısı taşınıp gider. Bu yüzden termometreye bakarak yapılan hazırlık yanıltıcı olabilir; asıl belirleyici, hissedilen sıcaklıktır.
Rüzgârın ikinci etkisi ciltte görülür. Sürekli hava akımı yüzdeki nemi hızla alır ve özellikle yanaklar, dudaklar ve el üstü gibi açıkta kalan bölgelerde kuruluk, gerginlik ve kızarıklık yaratır. Bu, soğuktan çok rüzgârın işidir.
Katmanlı giyinmenin mantığı
Soğukta tek kalın bir parça yerine üç işlevli katman kullanmak çok daha etkilidir. En içteki katmanın görevi teri ciltten uzaklaştırmaktır; bu yüzden ıslandığında soğutan kalın pamuklu içlikler yerine nem taşıyan malzemeler tercih edilir. Ortadaki katman yalıtım sağlar, yani ısıyı tutar. En dıştaki katman ise rüzgârı ve nemi kesmelidir.
Katmanlı sistemin en büyük avantajı ayarlanabilir olmasıdır. Hareket edildikçe ısınan beden, bir katmanın çıkarılmasıyla terlemeden dengelenir. Terlemek soğukta en istenmeyen şeydir; ıslanan içlik durur durmaz bedeni hızla soğutur.
Açıkta kalan yerler
Isı kaybının büyük kısmı korunmayan bölgelerden olur. Baş, kulaklar, boyun ve eller bu listenin başındadır. İnce bir bere, boynu kapatan bir atkı ya da boyunluk ve rüzgâr geçirmeyen bir eldiven, kalın bir montun sağladığından daha fazla konfor getirebilir.
Ayaklar da sıklıkla ihmal edilir. Islanan bir ayak soğuğu çok daha hızlı hissettirir; su geçirmeyen ve içinde parmakların sıkışmadığı bir ayakkabı önemlidir. Çorabı gereğinden kalın seçip ayakkabıyı sıkıştırmak ters etki yapar, çünkü sıkışan ayakta dolaşım azalır.
Cilt ve dudak konforu
Rüzgârlı havada dışarı çıkmadan önce yüze ve ellere nemlendirici uygulamak, gün sonundaki gerginliği belirgin biçimde azaltır. Dudaklar için basit bir koruyucu balm da işe yarar. Kışın da gökyüzü açık olduğunda güneşten gelen etkinin sürdüğünü hatırlamak gerekir; özellikle karlı ve açık havalarda yüzü korumak mantıklıdır.
Eve dönüldüğünde çok sıcak suyla yıkanmak cildi daha fazla kurutur. Ilık su ve ardından nemlendirme çok daha rahatlatıcıdır.
Süreyi ve rotayı akıllıca kurmak
Rüzgârlı bir günde uzun ve tek yönlü bir plan yapmak yerine süreyi bölmek daha konforludur. Rüzgârı arkaya alarak başlayıp dönüşte karşıdan almak, insanı yorgunken en zor koşulla karşı karşıya bırakır; tersini yapmak, yani rüzgâra karşı başlayıp arkaya alarak dönmek genellikle daha rahattır.
Gün ışığının erken bittiği dönemlerde görünürlük de plana dâhildir. Açık renkli ya da yansıtıcı bir detay taşımak, alacakaranlıkta güvenliği artırır. Su içmeyi ihmal etmemek gerekir; soğukta susama hissi azalır ama sıvı ihtiyacı devam eder.
Dönüş sonrası ısınma da planın parçasıdır. Eve girer girmez ıslanmış ya da terlemiş katmanları çıkarmak, kuru bir şeyler giymek ve sıcak bir içecekle beklemek, bedenin toparlanmasını hızlandırır. Doğrudan çok sıcak bir ortama girmek konforlu görünse de cildi ve dolaşımı zorlar; kademeli ısınmak daha rahattır.
Çocuklarla ve yaşlı kişilerle birlikte çıkılan günlerde süre daha kısa tutulmalıdır. Çocuklar üşüdüklerini geç fark eder ve oyunun içinde söylemeyi unutur; yaşlı kişilerde ise soğuk algısı azalabilir. Bu yüzden onların adına süreye karar vermek ve düzenli aralıklarla kontrol etmek gerekir.
Kalp, solunum ya da dolaşımla ilgili bilinen bir rahatsızlığı olanlar, soğuk havada dışarıda geçirilecek süre konusunda takip eden hekimin önerisini almalıdır. Bunun dışında rüzgârlı ve soğuk bir gün, doğru giyinmiş biri için evde geçirilmesi gereken bir gün değildir.